logo

11 Temmuz 2014

Her şeye rağmen tatil ve yeni ufuklar


pekiyinet
alisanci@gmail.com

İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerimiz için yaz tatili 13 Haziran 2014 Cuma günü karnelerin alınması ile başladı. Nerede ise yaz tatili başlayalı bir aylık süre tamamlanıyor. 2013-2014 eğitim öğretim yılı da diğer eğitim öğretim yılı gibi çok yoğun ve hareketli geçti. Yaz tatili geldiği hâlde eğitim dünyasında tempoda hiçbir eksilme yok. Biz eğitim yazarları da bu yoğun gündemin peşine takılıp hâlâ sınavlar, sınav sonuçları, sınav sonuçlarına göre yerleştirmeler, atamalar… konusunda kalem oynatmaya devam ediyoruz.

Bu gün gündemin dışına çıkıp, tatile çıkmamış olmamıza rağmen tatilin içerisinden bir yazı yazalım istiyorum. Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlüğü’nde tatilin tanımlarından biri; “Eğlenmek, dinlenmek amacıyla çalışmadan geçirilen süre” olarak veriliyor. Tatilde eğitim ne kadar verimli olur hep tartışılmıştır. Fakat eğitim dediğimizde hep formal olarak belli kurallar çerçevesinde yapılan çalışmalar aklımıza gelmesin. Yine hâlâ cevabı bulunamamış meşhur tartışma konularımızdan biri de “Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” şeklinde somutlaştırılan münazara konusudur.

Münazaralarda tabiî ki seçtiği konuyu en iyi savunan taraf kazanır. Fakat hayatta ise hem çok okuyan, hem de gezerken etrafını bilerek, görerek, bilinçli bir kişilik sergileyen kişiler kazanır. Şu an tatil için hepimiz güzel memleketimizin bin bir köşesinden birine ya da dünyamızın çeşitli ülkelerinden birine dağılmış durumdayız. Tatili sürekli yaşadığı yerde geçirenler için de durum farklı değildir.

Bulunduğumuz yerin doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri, müzeleri, etnografik yaşamı, gündelik işleri bizler için en güzel birer öğretmendirler. Burada aklıma gelen şu hatıramı konu ile bağlantısı olduğu için sizlerle paylaşmak isterim. Üniversite hayatım “Gez dünyayı, gör Konya’yı” diye övülen şehrimizde Konya’da geçti. 1987 yılında Selçuk Üniversitesi’nde fakülteye başladım. Bölümüm itibarı ile ve kişisel tercihlerim dolayısıyla müzeler, ören yerleri, şehir gezmeleri en büyük meşgalelerimdi. Aynı memleketten olduğum bir arkadaşım geldiğim yıl farklı bir fakültede uzattığı okulunu bitirmeye çalışıyordu. Sene sonu bana yaptığı aı itiraf hâlâ acı acı kulaklarımda çınlamaktadır. Beş yılını geçirdiği bu şehirde dünyanın akın akın görmeye geldiği Mevlana hazretlerinin eserlerinin sergilendiği müzeye adımını atmamıştı. Utana sıkıla bana “Beni gezdirir misin?” diye sordu. Çok şaşırmama rağmen teklifini hiç düşünmeden kabul ettim ve dünyaya felsefesini kucak kucak saçan Mevlana hazretlerinden onunla beraber bir kez de daha ben de istifade ettim.

1995 yılında öğretmen olarak geldiğim İstanbul’da öğrencilerimle her fırsatta müzelere, ören yerlerine, adeta açık hava müzesi olan aklımıza gelebilecek her yere geziler düzenledik. İstanbul’da olup o muhteşem güzelliği ile İstanbul’un gerdanı olan Boğaz’ı görmeyen öğrencilerime Boğazı, gösterip onları denizle tanıştırdım. Fakat eminim ki hâlâ denizi görmeyen öğrencilerimiz ve üzülerek ifade ediyorum ki onların ebeveyni binlerce velimiz mevcut.

Yaz tatili adı üzerinde tatil. Fakat tatilimizi geçirdiğimiz yerleşim yerlerine bir de yukarıda dikkatlerinizi çekmeye çalıştığım bakış açısı ile bakmaya çalıştığımızda hayatımızda çok şeylerin değişeceğini düşünüyorum. Çünkü bizlere vatan olan Anadolu toprakları tarihin en eski çağlarından beri bir çok uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. Bu nedenle de müzesi olmayan ili bırakın, nerede ise müzesi olmayan ilçemiz hemen hemen yok gibidir. Son yıllarda artan bilinç ile nerede ise hemen hemen her yerleşim yerimizde bir müze veya meraklı kişiler tarafından açılan koleksiyonlar mevcuttur.

Sevgili tatilci arkadaşlarım, bir de tatil yaptığınız yere bu gözle bakın. Çoluk çocuğunuzu bulunduğunuz yerin her türlü değerleri tanıştırın. Burada kimler yaşamış, buranın neyi meşhurdur, hangi yöresel yiyecekleri ile ünlüdür, gelenek görenekleri nelerdir?… emin olun ki tatile bir de bu bakış açısı ile baktığınızda hayatınızda bambaşka bir ufuk açılacaktır.

O zaman eğitimin sadece okulda değil; dünyaya geldiğimiz andan hayata gözlerimizi kapadığımız ana kadar devam edegelen bir süreç olduğunun farkına varacaksınız.

Hepinize farklı dünyalara açılan bir tatil geçirmeniz dileklerimle, şimdilik bana müsaade. Kalın sağlıcakla. (11.7.2014)

Ekrem AYTAR
MEMURHABER

Share
1054 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Marka…

    29 Kasım 2014 Köşe Yazıları

    Son yıllarda “marka olmak” sözünü çok işitir olduk. Bu sözün edilmesi bile bazı şeyleri öğrenmeye başladığımızı ortaya koyması açısından sevindiricidir. Marka olmayı genç kuşaklar ya da bilmeyenler için kısaca anlatmaya çalışayım: Siz kravat/ayakkabı/ceket vb. yaparsınız ve X markasıyla ya da markasız olarak 10-15 TL’ye satarsınız. İtalyan, Fransız, İngiliz aynı ürünü Y markasıyla 200 – 10.000 TL’ye satar. Bugün ülkemizde üretilip ihraç edilen malların kilogram fiyatı 1.2-1.5 ABD doları seviyesinde olup son derece düşüktür. Soğan, patates...
  • Yaşasın, okullar açılıyor

    13 Eylül 2014 Eğitim, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet

    Uzun yaz tatili döneminin son hafta sonu tatiline giriyoruz. 2014-2015 eğitim öğretim yılı 15 Eylül 2014 Pazartesi günü, ilk ders zilinin çalması ile başlıyor. MEB’in açıkladığı çalışma takvimine göre, yarıyıl tatili Ocak ayının son haftası ve Şubat ayının ilk haftası olan 26 Ocak-6 Şubat 2015 tarihleri arasında olacak. Eğitim öğretim yılı da 12 Haziran 2015 Cuma günü sona erecek. Geçtiğimiz hafta başlayan uyum eğitimi ile 1 milyon 65 bin öğrenci okulöncesine, 1 milyon 290 bin 770 öğrenci de ilkokul 1. sınıf ile eğitim-öğretim hayatına “merhab...
  • 2014-2015 Eğitim öğretim ödeneği hangi tarihte,ne zaman ödenecek?

    09 Eylül 2014 Eğitim, Ekonomi, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet

    2014-205 Eğitim-öğretim yılı ders zili, öğrenciler için çalıyor Okula başladığınız ilk günü hatırlıyor musunuz? Çocuk dünyamızın çok önemli bir o kadar da unutulmayacak bir günüydü değil mi? Zaman ne kadar değişirse değişsin, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin öğrenci öğrencidir. Ve de okula başlamanın ilk günü hâlâ insan hayatının en önemli olaylarından biridir. Hatırlıyorum da bizim zamanımızda annemiz babamız bizi elinden tutup ilkokul birinci sınıfa götürmezdi. Aileden okula devam eden bir büyüğümüz ağabeyimiz, ablamız varsa onun yanı...
  • Öğretmenler, öğrenciler! Siz hâlâ EBA ile tanışmadınız mı?

    06 Eylül 2014 Eğitim, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet, MEB, Teknoloji

    Günümüzde teknolojinin gelişimi ile birlikte öğretim yöntemleri de ister istemez değişime uğruyor. Ülkemizde yıllar yılı kara tahta tebeşir ikilisi ve eğitimin hâlâ en güçlü öğesi olan öğretmen; eğitim-öğretim faaliyetlerinde baş sırayı almıştır. Fakat hızla değişen teknoloji ile birlikte karatahta-tebeşir ikilisi sınıflardaki tahtını akıllı tahta, tablet ve internet erişim ağına bırakıvermiştir. Öğretmen ise hâlâ eğitim-öğretim ortamının en başat unsurudur ve olmaya da devam edecektir. Hiçbir eğitimci, teknolojideki gelişmelerin eğitimde en v...
kadıköy escort kadıköy escort bayan ümraniye escort kartal escort ümraniye escort kartal escort beşiktaş escort ataşehir ataşehir escort şirinevler escort maltepe escort ataköy escort anadolu yakası escort rus escort istanbul escort