logo

Devlet memurları kitap yazabilir mi?


facebooktwitter
Ekrem AYTAR
ekremaytar@gmail.com

Gün geçmiyor ki elektronik posta kutuma “Memurlar ek iş yapabilir mi?”, “Efendim ben bir devlet memuruyum. Bir roman yazdım, bu romanı yayınlarsam memuriyetim ile ilgili bir olumsuzlukla karşılaşabilir miyim?”. gibi sorular gelmesin. Bu ve buna benzer sorular devlet memuru okurlarımız tarafından defaatle tekrarlanıyor. Bu konuya daha önceki yazılarımızda da açıklık getirmeye çalışmıştık. Önemine binaen bu konuyu tekrar ele almaya çalışalım.

Devlet memurlarını ilgilendiren her türlü konu,  23.07.1965 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 657 sayılı kanuna göre belirlenmektedir. Bu nedenle de kanunun ismi o günden beri “657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu” olarak anılagelmiştir. Kanun yayınlandığı tarihten günümüze pek çok kez değişikliklere uğramıştır. Günümüzde de yeni durumlar ortaya çıktığında kanun üzerinde değişikliklere gidilmektedir.

Memurların iş ve işlemlerini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, memurların ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmaları yasaklanmıştır. Bu kanunun konuyu düzenleyen 28. Madde’si şöyledir. “(Değişik madde: 30/05/1974 – KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/05/1975-1897/1 md.) Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç). (Ek cümle: 08/08/2011-650 s.K.H.K./38. md.) Memurlar, meslekî faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz.

(Değişik fıkra: 08/08/2011-650 s.K.H.K./38. md.) Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri görevleri, özel kanunlarda belirtilen görevler ile kurumundan izin alınmak kaydıyla yapılan insanî ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmalar bu yasaklamanın dışındadır.

Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler.”

Devlet memurlarının ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmaları konusuEğitim Bir-Sen’in hazırladığı Hak Arama Rehberi adlı kitapta ise çalışılabilecek alanlar olarak şöyle açıklanmıştır. “Memurların anonim şirket kuruculuğu ve ortaklığı ticaret yasağı kapsamında değerlendirilmemektedir. Ancak memurlar bu şirketlerde yönetici olamaz; genel müdür, sorumlu müdür gibi pozisyonlara gelemezler. Limitet şirketler hakkında 657 sayılı Kanun’un 28’inci maddesinde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, mevcut mevzuat çerçevesinde devlet memurlarının limitet ve anonim şirketlerin ortağı olmaları hususunda herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. (Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı, devlet memurlarının limitet şirket ortağı olamayacağı yönündeki görüşünü 1997 yılında değiştirmiş ve memurların limitet şirket ortağı olabileceği yönünde görüşler vermiştir.) Danıştay 12. Dairesi’nin 28/4/2003 tarihli ve 2002/3538 Esas, 2003/1197 sayılı kararında limitet şirket ortağı olan memurun disiplin cezası almasının hukuka uygun olmadığına karar vermiştir. “Limitet şirket ortağı olmanın ticaretle uğraşmak sayılamayacağından, 657 sayılı Kanun’un 12/D-h maddesine göre disiplin cezası verilemez. Davacının şirkette sadece ortak konumunda olduğundan ve 657 sayılı Kanun’da limitet şirket ortağı olmayı yasaklayan bir hüküm de bulunmadığından ticaretle uğraştığı gerekçesiyle davacının bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”

 Köşe Yazarlığı ve Kitap Yazma

Devlet memurlarının kitap yazıp yazamayacağı en çok merak edilen konulardandır. Bayrak şairi olarak tanınan millî şairimiz Arif Nihat Asya bir öğretmen şairdir. Yaşayan şairlerimizden Sezai Karakoç da emekli bir devlet memurudur. Kitabı olan şair ve yazar devlet memurlarımızı buraya yazmaya kalksak, herhalde uzun süre bu listeyi yayınlamak zorunda kalırız. Yazmak herkesin hakkı olduğu gibi devlet memurlarının da en doğal hakkıdır.

657 sayılı Kanun’da memurların köşe yazısı yazamayacağı, kitap yayınlayamayacağı şeklinde bir düzenleme bulunmamaktadır. Görevleriyle ilgili olmayan konularda gazete ve internet sitesi gibi yayın organlarında yazı yazmak, kitap eseri yayınlamak mümkündür. Buradaki ölçü, kazanç getirici bir esnaflık, tacirlik gibi bir faaliyet içerisine girilmemesidir. Örneğin bir internet sitesinin sahibi olan şirkette, memur genel müdür olamayacaktır ancak o internet sitesinde yazı yazabilecek ve şirkete ortak olabilecektir. Her halükarda köşe yazarlığı, kitap yayınlamak gibi faaliyetlerin 657 sayılı Kanun’un 15’inci maddesi kapsamında (Madde 15 – (Değişik: 12/5/1982 – 2670/7 md.) Devlet Memurları, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir. Askeri hizmet ile ilgili bilgiler özel kanunların yetkili, kıldığı personel dıĢın da hiç bir kimse tarafından açıklanamaz. )değerlendirilemeyeceği, bu madde kapsamında değerlendirilse dahi kamu göreviyle ve kamu görevlerinin yürütülmesiyle ilgili konular hariç olmak üzere 15’inci madde gereğince ilgili valilik olurunun da aranmayacağı açıktır.

Nitekim Devlet Personel Başkanlığı’nın 29/03/2010 tarihli ve B.02.1.DPB.0.12.-647.02-5574 sayılı görüşünde de “…Devlet memuru olarak görev yapan personelin dergide “bir hizmet akdine bağlı olarak” köşe yazarlığı yapamayacağı ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Basına bilgi veya demeç verme” başlıklı 15 inci maddesine aykırılık teşkil edecek nitelikte bilgi açıklamamak kaydıyla, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser çıkarabilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmektedir.” denilmiştir.”

Toplumun entellektüel birikimi olarak memur veya sivil her vatandaş, fikirlerini, düşüncelerini, tecrübelerini yazılı olarak aktarmalı; geleceğe bir miras bırakmalıdır. (2.7.2014)

Ekrem AYTAR
MEMURHABER.COM

Etiketler: » »
Share
1979 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Marka…

    29 Kasım 2014 Köşe Yazıları

    Son yıllarda “marka olmak” sözünü çok işitir olduk. Bu sözün edilmesi bile bazı şeyleri öğrenmeye başladığımızı ortaya koyması açısından sevindiricidir. Marka olmayı genç kuşaklar ya da bilmeyenler için kısaca anlatmaya çalışayım: Siz kravat/ayakkabı/ceket vb. yaparsınız ve X markasıyla ya da markasız olarak 10-15 TL’ye satarsınız. İtalyan, Fransız, İngiliz aynı ürünü Y markasıyla 200 – 10.000 TL’ye satar. Bugün ülkemizde üretilip ihraç edilen malların kilogram fiyatı 1.2-1.5 ABD doları seviyesinde olup son derece düşüktür. Soğan, patates...
  • Yaşasın, okullar açılıyor

    13 Eylül 2014 Eğitim, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet

    Uzun yaz tatili döneminin son hafta sonu tatiline giriyoruz. 2014-2015 eğitim öğretim yılı 15 Eylül 2014 Pazartesi günü, ilk ders zilinin çalması ile başlıyor. MEB’in açıkladığı çalışma takvimine göre, yarıyıl tatili Ocak ayının son haftası ve Şubat ayının ilk haftası olan 26 Ocak-6 Şubat 2015 tarihleri arasında olacak. Eğitim öğretim yılı da 12 Haziran 2015 Cuma günü sona erecek. Geçtiğimiz hafta başlayan uyum eğitimi ile 1 milyon 65 bin öğrenci okulöncesine, 1 milyon 290 bin 770 öğrenci de ilkokul 1. sınıf ile eğitim-öğretim hayatına “merhab...
  • 2014-2015 Eğitim öğretim ödeneği hangi tarihte,ne zaman ödenecek?

    09 Eylül 2014 Eğitim, Ekonomi, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet

    2014-205 Eğitim-öğretim yılı ders zili, öğrenciler için çalıyor Okula başladığınız ilk günü hatırlıyor musunuz? Çocuk dünyamızın çok önemli bir o kadar da unutulmayacak bir günüydü değil mi? Zaman ne kadar değişirse değişsin, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin öğrenci öğrencidir. Ve de okula başlamanın ilk günü hâlâ insan hayatının en önemli olaylarından biridir. Hatırlıyorum da bizim zamanımızda annemiz babamız bizi elinden tutup ilkokul birinci sınıfa götürmezdi. Aileden okula devam eden bir büyüğümüz ağabeyimiz, ablamız varsa onun yanı...
  • Öğretmenler, öğrenciler! Siz hâlâ EBA ile tanışmadınız mı?

    06 Eylül 2014 Eğitim, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet, MEB, Teknoloji

    Günümüzde teknolojinin gelişimi ile birlikte öğretim yöntemleri de ister istemez değişime uğruyor. Ülkemizde yıllar yılı kara tahta tebeşir ikilisi ve eğitimin hâlâ en güçlü öğesi olan öğretmen; eğitim-öğretim faaliyetlerinde baş sırayı almıştır. Fakat hızla değişen teknoloji ile birlikte karatahta-tebeşir ikilisi sınıflardaki tahtını akıllı tahta, tablet ve internet erişim ağına bırakıvermiştir. Öğretmen ise hâlâ eğitim-öğretim ortamının en başat unsurudur ve olmaya da devam edecektir. Hiçbir eğitimci, teknolojideki gelişmelerin eğitimde en v...
kadıköy escort kadıköy escort bayan ümraniye escort kartal escort ümraniye escort kartal escort beşiktaş escort ataşehir ataşehir escort şirinevler escort maltepe escort ataköy escort anadolu yakası escort rus escort istanbul escort