logo

29 Kasım 2014

Marka…


facebooktwitter
aliozdemir
aozdemir53@hotmail.com

Son yıllarda “marka olmak” sözünü çok işitir olduk. Bu sözün edilmesi bile bazı şeyleri öğrenmeye başladığımızı ortaya koyması açısından sevindiricidir.

Marka olmayı genç kuşaklar ya da bilmeyenler için kısaca anlatmaya çalışayım: Siz kravat/ayakkabı/ceket vb. yaparsınız ve X markasıyla ya da markasız olarak 10-15 TL’ye satarsınız. İtalyan, Fransız, İngiliz aynı ürünü Y markasıyla 200 – 10.000 TL’ye satar.

Bugün ülkemizde üretilip ihraç edilen malların kilogram fiyatı 1.2-1.5 ABD doları seviyesinde olup son derece düşüktür. Soğan, patates, üzüm, narenciye, fırın, buzdolabı, çamaşır leğeni, mandal, süpürge, makarna, çanak-çömlek, mobilya üretip satmak iyidir ancak 21. yüzyılda bu tür ürünleri geri kalmış ülkeler üretir olmuştur.

Çin kol saati üretiyor ve bu ürün bize 5-10 TL’den sunuluyor. Aynı işlevi gören saati İsviçreliler 10 bin-300 bin dolara sunuyor.

Zeytin yağı üretiyoruz ancak bunu markasız olarak düşük bedelle İtalyanlara veriyoruz. Onlar güzel ambalajlara ve markalara büründürüp çok para kazanıyorlar.

Cep telefonu, güneş pili paneli, led ekranlı TV, endüstriyel robot, bilgisayar, tablet, gıda tohumu, ilaç, yazılım vb. gibi çok para getiren ürünleri yapmadığımız sürece ileri ülke olamayız.

Mesleki ve teknik eğitim sürecini (lise, yüksek okul, fakülte) ileri teknolojik ürünler tasarlayacak bireyler yetiştirebilecek düzene yönlendirmemiz şart olmuştur. Sadece ürünleri kullanmayı bilen teknik elemanlarla tüketici olarak kalırız.

Şu anda Türkiye’de kullanılan bilgisayar ve endüstriyel kontrol yazılımlarının yüzde 99’a yakını yabancı menşeilidir. 18 milyon ailenin yarısından çoğunda ve milyonlarca iş yerinde kullanılan bilgisayarların ve 50 milyon adet kadar akıllı telefonun  yazılımlarına ödediğimiz paranın ucu bucağı görünmez olmuştur.

6 milyonluk İsrail 160 milyar dolar ihracat yapıyor. Bu ülkeyi hiçbir şekilde takdir etmiyorum / hayranı değilim. Hiçbir işlerini onaylamıyorum. Antisemitik de değilim. Ancak ileri teknoloji eseri ürünler satma konusunda çok başarılı durumda olduklarını gözlemliyorum.

Dünyanın 500 büyük şirketinin 400 kadarı Musevi / Yahudi dinine mensup insanların elindedir. Enerji, finans, medya, reklam, ulaşım, sağlık, ilaç, silah, eğlence gibi ana sektörlerin sahipleri ne yazık ki Musevilerdir. 1.5 milyar Müslümanın dünya ekonomi pastasına yaptığı katkı 4 kat azdır. 1000 yıl öncesine kadar her alanda lider olan Müslüman ülkeler uydurma hadislerin, sahte şeyhlerin yalanlarının peşine takılarak teknolojiden kopmuştur. Bugün 57 Müslüman ülke var. Hemen hemen tümü teknolojik ürünlerin (telefon, TV, tablet vb.) tutsağı olmuş durumdalar.

Ali Özdemir
www.aliozdemir.net

Share
1000 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Marka…

    29 Kasım 2014 Köşe Yazıları

    Son yıllarda “marka olmak” sözünü çok işitir olduk. Bu sözün edilmesi bile bazı şeyleri öğrenmeye başladığımızı ortaya koyması açısından sevindiricidir. Marka olmayı genç kuşaklar ya da bilmeyenler için kısaca anlatmaya çalışayım: Siz kravat/ayakkabı/ceket vb. yaparsınız ve X markasıyla ya da markasız olarak 10-15 TL’ye satarsınız. İtalyan, Fransız, İngiliz aynı ürünü Y markasıyla 200 – 10.000 TL’ye satar. Bugün ülkemizde üretilip ihraç edilen malların kilogram fiyatı 1.2-1.5 ABD doları seviyesinde olup son derece düşüktür. Soğan, patates...
  • Yaşasın, okullar açılıyor

    13 Eylül 2014 Eğitim, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet

    Uzun yaz tatili döneminin son hafta sonu tatiline giriyoruz. 2014-2015 eğitim öğretim yılı 15 Eylül 2014 Pazartesi günü, ilk ders zilinin çalması ile başlıyor. MEB’in açıkladığı çalışma takvimine göre, yarıyıl tatili Ocak ayının son haftası ve Şubat ayının ilk haftası olan 26 Ocak-6 Şubat 2015 tarihleri arasında olacak. Eğitim öğretim yılı da 12 Haziran 2015 Cuma günü sona erecek. Geçtiğimiz hafta başlayan uyum eğitimi ile 1 milyon 65 bin öğrenci okulöncesine, 1 milyon 290 bin 770 öğrenci de ilkokul 1. sınıf ile eğitim-öğretim hayatına “merhab...
  • 2014-2015 Eğitim öğretim ödeneği hangi tarihte,ne zaman ödenecek?

    09 Eylül 2014 Eğitim, Ekonomi, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet

    2014-205 Eğitim-öğretim yılı ders zili, öğrenciler için çalıyor Okula başladığınız ilk günü hatırlıyor musunuz? Çocuk dünyamızın çok önemli bir o kadar da unutulmayacak bir günüydü değil mi? Zaman ne kadar değişirse değişsin, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin öğrenci öğrencidir. Ve de okula başlamanın ilk günü hâlâ insan hayatının en önemli olaylarından biridir. Hatırlıyorum da bizim zamanımızda annemiz babamız bizi elinden tutup ilkokul birinci sınıfa götürmezdi. Aileden okula devam eden bir büyüğümüz ağabeyimiz, ablamız varsa onun yanı...
  • Öğretmenler, öğrenciler! Siz hâlâ EBA ile tanışmadınız mı?

    06 Eylül 2014 Eğitim, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet, MEB, Teknoloji

    Günümüzde teknolojinin gelişimi ile birlikte öğretim yöntemleri de ister istemez değişime uğruyor. Ülkemizde yıllar yılı kara tahta tebeşir ikilisi ve eğitimin hâlâ en güçlü öğesi olan öğretmen; eğitim-öğretim faaliyetlerinde baş sırayı almıştır. Fakat hızla değişen teknoloji ile birlikte karatahta-tebeşir ikilisi sınıflardaki tahtını akıllı tahta, tablet ve internet erişim ağına bırakıvermiştir. Öğretmen ise hâlâ eğitim-öğretim ortamının en başat unsurudur ve olmaya da devam edecektir. Hiçbir eğitimci, teknolojideki gelişmelerin eğitimde en v...