logo

18 Kasım 2012

Dikkat eksikliği, en çok çocukluk ve ergenlik döneminde görülüyor

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Nahit Motavalli Mukaddes, dikkat eksikliğinin çocukluk ve ergenlik döneminde en sık görülen ruhsal sorun olduğunu söyledi. Söz konusu hastalığın çocukluktan itibaren tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayan Mukaddes, aksi durumda aile ve iş hayatının olumsuz etkilenebileceğini belirtti.

Prof. Dr. Mukaddes, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nca düzenlenen Aile Söyleşileri etkinlikleri kapsamında “Yaşam Boyu Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu” konulu bir konferans verdi.

Antalya Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda düzenlenen etkinlikte kısaca DEHB olarak tanımlanan ‘dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu’ konusunda dinleyenleri bilgilendiren Prof. Dr. Mukaddes, sorunun yaşamın ilk yıllarından beri kendini gösterdiğini belirtti.

Söz konusu problemin bazen de ergenlikte de başlayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Motavalli, DEHB’in belirtilerini şöyle sıraladı: Aşırı hareketlilik, fevrilik, gürültücülük, maceraperestlik ile dikkat dağınıklığı, konsantre olamama gibi sorunların bir arada görülmesi. Bazı dikkati dağınık kişilerin aşırı hareketli bazılarının ise ağır ve uyuşuk olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mukaddes, “Dikkat eksikliği genelde okulda ders dinleyememe, evde ödev yapamama, dağınıklık, sınavlarda bildiğini bile unutma şeklinde kendini gösterir. Eğer zamanla veya tedavi ile düzeltilmezse kişi hayatında dağınık, unutkan, iş hayatında sorumluluklarını ihmal eden bir karaktere bürünebilir. Ailede yeterince sorumluluklarını yerine getiremez, ödemelerini vaktinde yapamaz, randevularına ve işine vaktinde gidemez. Dikkat sorunu hayatta hem iş hem ailevi hayatta önemli sorunlara yol açar.” diye konuştu.

Ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte dinlediği sunumda hiperaktivite ile ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Nahit Motavalli Mukaddes, “Hiperaktivite ise çoğunluk oyun çağından itibaren aşrı hareketlilik, yerinde durmama, evi karıştırma, lüzumsuz koşuşturma, bazen tehlikeden anlamama şeklinde görülür. İlkokul yıllarında sınıfta oturamama, kıpır kıpır olma, çok konuşma, gürültücülük, kurallara uymama, kendini denetleyememe şeklindedir. Ergenliğe doğru çoğunlukla hareketlilik azalır ama iç huzursuzluk, gürültücülük, çok konuşma ve fevrilik, acelecilik sürmektedir. Bu kişiler ergenlik ve erişkinlik döneminde araba kullanırken kurallara uymakta güçlük çeker, riskli davranışları söz konusudur. Bir başka şekilde ise sigara, alkol hatta madde bağımlılığı görülebilir. Araba kazaları, şiddet, illegal işlere eğilimler de görülebilen başka riskli davranışlardır.” şeklinde konuştu.

DEHB’in çocukluktan itibaren tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mukaddes, tedavide ilk seçeneğin ilaç kullanımı olduğunu, birçok hastada ilaçla beraber psikoterapi ve eğitimin de gerekli olabileceğini söyledi.

Share
4108 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ