logo

Bu toplum,öğretmenlerine neden bu kadar suskun?


Pekiyi
alisanci@mynet.com

24 Kasım Cumartesi sabahı ,hafta içi okulda tevdi edilen,24 kasım öğretmenler günü törenine gitmeden önce,şöyle bir gazetelerin köşe yazılarına bakayım dedim.Nasıl olsa köşe yazarlarının büyük bir çoğunluğu öğretmenleri ele almıştır düşüncesiyle inceledim.Ama yanıldım.Maalesef onlarca köşe yazarından sadece bir kaçı öğretmenle-eğitimle ilgili yazmış.

Bu bile ülkemizin eğitime-öğretmene bakış aşısını ele vermektedir.

Köşesine yılda bir kez de olsa,yer veren köşe yazarlarını kutluyorum.

Öğretmenin tatilde belli bir saatte tören görevi verilmesi ayrı bir eleştiri konusu ama konumuz bu değil.

Ancak köşesine yere veren yazarlardan bir tanesi,işin en kötüsü,yazısının sonlarına doğru siyasete de değinmeden duramamış.Kimi,neyi,nasıl ele aldığı hiç önemli değil.Önemli olan öğretmenlerle başlayana yazısına bir şekilde siyasete bulaşması hoşuma gitmedi açıkcası. .

Öğretmenlerin ele alındığı bir köşe yazısında, öğretmenlere uzak olması gereken bir konunun,hele de siyasetin, hiç yer almaması gerektiğini düşünüyorum.Madem öğretmenler günü nedeniyle bir şeyler yazılıyor ne işi var ki orada siyasetin.Yanlış mı düşünüyorum? Buna rağmen bu bile güzel…En azından hatırlamış…

Eğitime siyaset o kadar uzak olmalı ki…Eğitim sendikalarının her birinin bir siyasi görüşün temsilcisi gibi durması da en büyük kaybımız!…Sendikaların vaktini eğitimden çok başka şeyler almaktadır.Bu nedenle kısa süre de olsa bir sendikada üye olmaktan hep rahatsız olmuşumdur..

Her neyse,konumuz sendikalar değil,dönelim asıl konumuza,konuyu fazla uzatmadan.

Öğretmenlerin gündemini öylesine güzel özetlemiş ki Takvim yazarlarından Hakkı YALÇIN
Hemen,bize köşesinde yer veren yazarlardan Takvim’den Hakkı YALÇIN’a dönelim:

“ÖĞRETMENİM

Sevgili öğretmenler! Hayata esir düşmüş de, teslim olmamış daha…
Bırakın bir harf öğretene 40 yıl köleliği, yılların hatırına bile saygıda kusur gören öğretmenler.
Öğretmenliğin değer görmediği bir ülkede, hala onuruyla direnen öğretmenler.

Sizleri unuttuk, her şey dünde kaldı.
Yüzünüzde kitap sayfaları.
Okudukça yıprandınız.
Ağaç olup kök dallarıyla verdiğiniz hayatlar size yaban kaldı.
Vefasızlık yoklamasında hepimiz sınıftaydık.

Saçlarınızdaki akları biz çoğalttık.
Çaresizliğinizin nefes alışlarına tempo tuttuk utanmadan.
Bizlere böyle öğretmediniz ama en iyi arkadaşımız oldu korku.
Çıkmaz sokaklarda sizleri yalnız bıraktık.
Öğretmenini bile siyasete kurban eden düzene tepkisiz kaldık.

İnsanca yaşamanın maaşını bile uygun görmediler sizlere. Kimse arkanızda durmadı.
Sizlerin bizlere verdiği ışık, kör zamanlarda gözlerimizi açmamız içindi, açmadık.
Televizyon dizilerine, futbol maçlarına açtık gözlerimizi.

Ömürlerinizin yakılışını seyrettik.
Sizler, Anka kuşu olmaktan bıkmadınız hiç!
Bizler insafa çağıramadık insafsız politikayı.
Bağıramadık yüzlerine, “Öğretmenlerimizden ne istiyorsunuz?” diye.

Sevgili öğretmenler!
Derin sessizlikler gizleniyor duruşunuzda.
Bir küskünlük, bir sitem belki.
Sorsuyorsunuzdur kendinize… “Bu toplum, öğretmenlerine neden bu kadar suskun?” diye.

Şimdi ömrünüzden bir yıl daha uğurluyoruz.
Gününüzü kutlarken.
Ne acıdır ki, elimizden gelen tek şey bu.”

Ali SANCI-Matematik Öğretmeni

 

Etiketler: » » » »
Share
1258 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Marka…

    29 Kasım 2014 Köşe Yazıları

    Son yıllarda “marka olmak” sözünü çok işitir olduk. Bu sözün edilmesi bile bazı şeyleri öğrenmeye başladığımızı ortaya koyması açısından sevindiricidir. Marka olmayı genç kuşaklar ya da bilmeyenler için kısaca anlatmaya çalışayım: Siz kravat/ayakkabı/ceket vb. yaparsınız ve X markasıyla ya da markasız olarak 10-15 TL’ye satarsınız. İtalyan, Fransız, İngiliz aynı ürünü Y markasıyla 200 – 10.000 TL’ye satar. Bugün ülkemizde üretilip ihraç edilen malların kilogram fiyatı 1.2-1.5 ABD doları seviyesinde olup son derece düşüktür. Soğan, patates...
  • Yaşasın, okullar açılıyor

    13 Eylül 2014 Eğitim, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet

    Uzun yaz tatili döneminin son hafta sonu tatiline giriyoruz. 2014-2015 eğitim öğretim yılı 15 Eylül 2014 Pazartesi günü, ilk ders zilinin çalması ile başlıyor. MEB’in açıkladığı çalışma takvimine göre, yarıyıl tatili Ocak ayının son haftası ve Şubat ayının ilk haftası olan 26 Ocak-6 Şubat 2015 tarihleri arasında olacak. Eğitim öğretim yılı da 12 Haziran 2015 Cuma günü sona erecek. Geçtiğimiz hafta başlayan uyum eğitimi ile 1 milyon 65 bin öğrenci okulöncesine, 1 milyon 290 bin 770 öğrenci de ilkokul 1. sınıf ile eğitim-öğretim hayatına “merhab...
  • 2014-2015 Eğitim öğretim ödeneği hangi tarihte,ne zaman ödenecek?

    09 Eylül 2014 Eğitim, Ekonomi, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet

    2014-205 Eğitim-öğretim yılı ders zili, öğrenciler için çalıyor Okula başladığınız ilk günü hatırlıyor musunuz? Çocuk dünyamızın çok önemli bir o kadar da unutulmayacak bir günüydü değil mi? Zaman ne kadar değişirse değişsin, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin öğrenci öğrencidir. Ve de okula başlamanın ilk günü hâlâ insan hayatının en önemli olaylarından biridir. Hatırlıyorum da bizim zamanımızda annemiz babamız bizi elinden tutup ilkokul birinci sınıfa götürmezdi. Aileden okula devam eden bir büyüğümüz ağabeyimiz, ablamız varsa onun yanı...
  • Öğretmenler, öğrenciler! Siz hâlâ EBA ile tanışmadınız mı?

    06 Eylül 2014 Eğitim, Güncel, Haberler, Köşe Yazıları, Manşet, MEB, Teknoloji

    Günümüzde teknolojinin gelişimi ile birlikte öğretim yöntemleri de ister istemez değişime uğruyor. Ülkemizde yıllar yılı kara tahta tebeşir ikilisi ve eğitimin hâlâ en güçlü öğesi olan öğretmen; eğitim-öğretim faaliyetlerinde baş sırayı almıştır. Fakat hızla değişen teknoloji ile birlikte karatahta-tebeşir ikilisi sınıflardaki tahtını akıllı tahta, tablet ve internet erişim ağına bırakıvermiştir. Öğretmen ise hâlâ eğitim-öğretim ortamının en başat unsurudur ve olmaya da devam edecektir. Hiçbir eğitimci, teknolojideki gelişmelerin eğitimde en v...